Bonding tedavisi, diş hekiminin adeta bir heykel tıraş gibi çalışarak kompozit materyale diş formu verdiği, hassas bir estetik süreçtir. İşlemin en büyük avantajı, laboratuvar aşaması olmadığı için hastanın koltuktan yepyeni bir gülüşle kalkabilmesidir. Pro Estetik olarak, tek seansta gerçekleştirdiğimiz bonding işleminin tüm teknik adımlarını açıklıyoruz.
Kusursuz doğallığın ilk şartı, kullanılacak malzemenin dişin kendi rengiyle birebir eşleşmesidir.
Bonding işleminde dişler kaplamalardaki gibi küçültülmez. Dişin canlı dokusuna girilmediği için genellikle lokal anesteziye (iğneye) bile gerek duyulmaz.
Pürüzlendirilen yüzeye, işleme adını veren özel sıvı bağlayıcı ajanlar (bond) sürülür. Bu ajan, özel bir mavi ışık (halojen/LED ışık kaynağı) kullanılarak saniyeler içinde sertleştirilir. Böylece diş ile dolgu arasında kopmaz bir bağ kurulur.
Doğal bir diş tek bir renkten oluşmaz; içeriden dışarıya doğru opaklığı ve şeffaflığı değişir. Bu aşamada hekimin sanatsal becerisi devreye girer:
Malzeme tamamen sertleştikten sonra, hastadan dişlerini normal bir şekilde kapatması ve çiğneme hareketi yapması istenir. Özel artikülasyon (karbon) kağıtları kullanılarak, hastayı konuşurken veya çiğnerken rahatsız edebilecek milimetrik yükseklikler ve fazlalıklar tespit edilerek aşındırılır.
Bonding işleminin ömrünü ve başarısını belirleyen en kritik aşamadır. Yapılan restorasyonun doğal diş minesinin pürüzsüzlüğüne ve parlaklığına ulaşması gerekir:
Pro Estetik Uyarısı: Bonding materyali işlem bittiğinde tamamen sertleşmiş olsa da, hücresel düzeyde renk stabilizasyonunu ilk 48 saatte tamamlar. Bu nedenle işlemden sonraki ilk iki gün boyunca salçalı gıdalar, kahve, çay, kırmızı şarap, köri gibi yoğun renkli yiyecek/içeceklerden ve sigaradan uzak durulması (beyaz diyet uygulanması) tavsiye edilir.
Sadece 1 saat içinde hayalinizdeki simetrik ve estetik gülüşe kavuşabilirsiniz.
Kişiye özel bonding planlaması ve tek seansta dönüşüm için İzmir kliniğimizden randevunuzu hemen oluşturun.