Yeni zirkonyum kaplamalarınızla bembeyaz ve estetik bir gülüşe kavuştunuz; peki bu görüntüyü 15-20 yıl boyunca nasıl koruyabilirsiniz? Zirkonyumlar biyolojik olarak diş etine en uyumlu materyallerdir, ancak bu uyumun devam etmesi tamamen sizin bakım disiplininize bağlıdır. Pro Estetik olarak, zirkonyum kullanıcıları için "uzun ömür" protokolünü açıklıyoruz.
Zirkonyumlarınızı fırçalarken amacınız porseleni parlatmaktan ziyade, diş eti sınırındaki bakteri plağını uzaklaştırmak olmalıdır.
Zirkonyum kaplamaların en hassas noktası, iki dişin birleştiği temas noktalarıdır. Fırçanın ulaşamadığı bu alanlar için:
Eğer tekil kaplama değil de diş eksikliği nedeniyle köprü yaptırdıysanız, eksik dişin yerine gelen "gövde" kısmının altı boşluktadır. Bu bölgeye yemek artığı kaçması ağız kokusuna ve komşu dişlerin çürümesine neden olur. Pro Estetik olarak bu hastalarımıza mutlaka "Superfloss" adı verilen özel diş iplerini veya ağız duşlarını öneriyoruz.
Zirkonyum çok dayanıklı bir materyal olsa da, diş sıkma (bruksizm) alışkanlığınız varsa porselen üzerinde çatlaklar oluşabilir. Gülüş tasarımınızın ömrünü uzatmak ve porselenlerinizi korumak için geceleri hekiminizin size özel hazırladığı Gece Plağı’nı kullanmayı ihmal etmeyin.
Kendi bakımınız ne kadar iyi olursa olsun, 6 ayda bir yapılan profesyonel kontrollerde diş taşı temizliği ve zirkonyum kenarlarının kontrolü hayati önem taşır. Kliniğimizde yapılan polisaj (parlatma) işlemiyle, kaplamalarınızın ilk günkü ışıltısını koruyoruz.
Pro Estetik Notu: Kaplama olan dişlerinizde soğuk-sıcak hassasiyeti veya diş eti kanaması fark ederseniz "nasılsa kaplama" diyerek geçiştirmeyin. Bu belirtiler, bakımda bir eksiklik olduğunun veya kaplama altında bir sorun başladığının erken habercisidir.
Zirkonyumlarınızın ömrünü profesyonel bakımla uzatın!
Detaylı ağız hijyeni eğitimi ve rutin kontrol randevunuz için İzmir kliniğimize ulaşın.