Yaşlandıkça sadece cildimiz kırışmaz; dişlerimiz de aşınır, boyları kısalır ve çene kemiği hacim kaybeder. Bu durum, yüzün alt kısmının çökmesine, dudakların incelmesine ve "yaşlı yüz" ifadesinin oluşmasına neden olur. Dental Facelift, bu kaybı estetik diş hekimliği yöntemleriyle geri kazanarak yüz hatlarını cerrahi müdahale olmaksızın yukarı kaldırma işlemidir.
Dişlerin dikey boyutunun ve formunun yeniden tasarlanması, tüm yüz anatomisi üzerinde domino etkisi yaratır:
Üst ön dişlerin (özellikle lamine veya zirkonyum ile) doğru açıda ve hacimde tasarlanması, dudakları içeriden destekler. Bu destek, dudak dolgusuna gerek kalmadan dudakların daha dolgun görünmesini sağlar ve dudak üzerindeki ince çizgileri (barkod çizgileri) hafifletir.
Aşınmış dişler nedeniyle çene ucu buruna yaklaşır ve yüz boyu kısalır. Diş boylarının ideal ölçülere getirilmesi, yüzün dikey boyutunu artırarak sarkmaya başlayan yanak dokusunun gerilmesini sağlar.
Dişlerin arka bölgelerindeki eksiklikler veya aşınmalar tamamlandığında, çene eklemi doğru konumuna gelir. Bu durum, gıdı bölgesindeki yığılmayı azaltarak çene hattının (jawline) daha keskin ve genç görünmesine yardımcı olur.
Dental Facelift tek bir işlem değil, kişiye özel bir kombinasyondur:
Özellikle diş gıcırdatmaya bağlı olarak diş boyları çok kısalmış olanlar, çok sayıda diş eksikliği yaşayanlar ve yaşla birlikte alt yüz bölgesinde çökme hisseden bireyler için idealdir. Botoks veya dolgu gibi geçici işlemlerden ziyade, Dental Facelift iskeletsel bir destek sunduğu için çok daha kalıcı ve doğal bir sonuç verir.
Gerçek bir gençleşme, temelin sağlamlaştırılmasıyla başlar. Dişler, yüzümüzün iskeletsel desteğinin en önemli parçasıdır. Doğru bir gülüş tasarımıyla sadece dişlerinizi değil, tüm yüz ifadenizi 5-10 yıl geriye götürmek mümkündür.
Biliyor muydunuz? Dişlerin sadece 1-2 mm uzatılması bile, yüzün orta bölgesindeki sarkmaları fark edilir derecede azaltabilir.